Makaleler

Makale kategorileri
  • Temel Fotoğraf Bilgileri
  • Photoshop Dersleri
  • Yardımcı Ekipmanlar ve Aksesuarlar
  • Çekim Teknikleri
  •  
  • Son eklenen makaleler
  • Plaj'da en güzel kareleri yakalayabilmeniz için 7 önemli ipucu...
  • Annenizin en güzel fotoğrafları için size yardımcı olacak 6 ipucu
  • Trabzon'dan Batum'a
  • Fethi İzan'la Sohbet
  • Dünyadan Manzaralar
  • Akşam Işıkları
  • Bahar geldi... Çiçekleri fotoğraflarken size yardımcı olacak 5 ipucu
  • En güzel bebek fotoğrafları
  • ISO (ASA) (Hassasiyet) Ayarları
  • Kaç Tip Hafıza Kartı Kullanılır?
  • Dijital Kompakt Fotoğraf Makinesinde Pozlandırma Nasıl Yapılır?
  • Yüksek Hız Derken...
  • Taşınabilir Paraflaş Kitleri
  • Mini Yardımcılar
  • Yansıtıcılar (Reflektörler)
  • Siyah Beyaz Fotoğraflara Renkli Bakış
  • Tripodlar: Net Fotoğrafın Vazgeçilmez Unsuru
  • Üst Üste Çekim
  • Portre Fotoğrafçılığı
  • Doğa Fotoğrafçılığı
  • Sokaklardan Çalınan Sanat: Sokak Fotoğrafçılığı
  • Gezi Fotoğrafçılığı
  • Manzara Fotoğrafları
  • Kompozisyonun Altın Kuralları
  • Makale arama


  • Fethi İzan'la Sohbet
  • Söyleşi
  • Fotoğraf Dergisi 75. Sayı
  • IMGP3578-.jpg1963 doğumlu Fethi İzan, kendisini still life türü çekimler yapan bir reklam fotoğrafçısı olarak tanımlıyor. Lise yıllarında karikatür ve resim yaparken, resim öğretmeni, güzel sanatlara ilgisinin olduğunu fark etmiş. Üniversitede Kimya Bölümü'nde okurken yanlış bir yönde olduğunu anlayıp, son sınıfta bambaşka bir yöne saparak Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Bölümü'ne girmiş. Reklam fotoğrafçılığı macerası da böyle başlamış İzan'ın. İzan'a

    göre fotoğraf ne şekilde ortaya konursa konsun temelde bir dil, bir sanat.

    Arcelik-buz-dolabi.jpg- Reklam fotoğrafçılığı için özel bir eğitim aldınız mı?

    Mimar Sinan Üniversitesi'nde fotoğrafı değişik yönleriyle görme fırsatım oldu. Orada reklam fotoğrafçılığı diye ayrı bir bölüm yoktu. Fotoğrafta branşlaşma, biraz da öğrencinin kendisiyle ilgili bir durumdur. Bugün bile fotograf bölümlerinde bir branşlaşma olmamasına rağmen öğrenciler farklı fotoğraf hizmeti veren yerlerde staj yaparak deneyim kazanabiliyorlar. Ben okula başladıktan hemen sonra gazetede çalışmak istedim. Çünkü İstanbul'u bu şekilde daha iyi tanıyabileceğimi düşündüm. Fotoğraf editörlüğü olan bir gazetede iyi fotoğraflar çekmek istedim. O dönemde Güneş Gazetesi, Türkiye'de fotoğraf editörlüğünün olduğu tek gazeteydi. Yayın yönetmeni Metin Münir, okulda bir seminer vermişti. Ben de onunla çalışmak istediğimi belirtmiştim. O dönemde  gazetenin fotograf editörü de bizim okuldan mezundu. Böylece Güneş Gazetesi'ne girişim rahat oldu. Öğrencilikte fotoğraf çekmek, film, fotoğraf baskısı oldukça maliyetli bir şeydi. Fakat gazetede olduğunuz için bu maliyetler düşüyordu. Dolayısıyla bu şekilde daha fazla fotoğraf çekerek fotoğrafçılığımı geliştirdim. Ama basın fotografçılığının bana göre  olmadığını görüp bir sene sonunda oradan ayrıldım ve multivizyon sektörüne adım attım. Benim reklam öyküm bu noktadan sonra başlıyor. Çünkü multivizyon bir prezentasyon biçimi. Ben fotoğrafı bir sinema dili gibi anlatmayı, öykülendirmeyi seviyordum. O yüzden de multivizyonun bana göre bir şey olduğunu düşündüm. Orada Türkiye'deki en tanınmış ve çok uluslu markalara işler yaptık. Ayrıca ben orada senaryo yazmayı, bir senaryo sürecinde prodüksiyonu, yönetmenliği, reklama uygun fotoğraf çekmeyi ve programlamayı öğrendim. Bugün Türkiye'de multimedya üzerine eğitim yeni yeni veriliyor. 1990- 1991 yıllarında böyle bir şey yoktu. Yetişmiş eleman konusunda çok sıkıntı vardı. O yüzden bizler her şeyi yapıyorduk. Ben orada 2 buçuk, 3 sene çalıştım ama herhalde bu çalışma süresi benim 5 seneme denktir.

    BurgerKing-FishBurger2.jpgBize bir reklam fotoğrafçısının neler yaptığından kısaca bahseder misiniz?

    Ben ihtisaslaşmaya inanan birisiyim. Bu yüzden de belli işler yapıyorum. Müşteriler benim hakkımda bir ön bilgi sahibi olarak bana ulaşıyorlar. Benden hangi kalitede iş alacaklarını, hangi fiyat düzleminde bir şeyle karşılaşacaklarını biliyorlar. Dolayısıyla iyi, özel bir iş isteyen müşteriler bana geliyor. Ben işi direkt müşteriden almayı yeğlemiyorum. Arada mutlaka bir ajans olmalı. Çünkü Türkiye'de reklamcılık konusunda hala bir emekleme çağı yaşanıyor. Bazen işimizin reklamcılığı anlatmakla, reklamcılığı öğretmekle geçtiğini görüyoruz. Bu da benim gereksiz yere vakit ve performans kaybım anlamına geliyor. Bir müşterim bana gelip de 'benim fabrikam için fotoğraf gerekiyor, fabrikamın tanıtımını yapacağım lütfen fotoğraflarını çeker misin' dediğinde, önce işletmenin fotograf çektirmekteki amacını öğrenmeye çalışıyorum. Sonra 'fabrikanızın tanıtımını yapan ajans kim?' diye soruyorum. Eğer herhangi bir kimseyle çalışmıyorlarsa onları mutlaka bir ajansa veya bir tasarımcıya yönlendiriyorum. Eğer fotoğrafı amacına uygun  çekersem bu herkes için daha anlamlı olur. Yani sizin benden istediğiniz fotoğraf hangi amaçla kullanılacak? Tanıtım broşürümmü yapılacak? Fotoğraflar internette mi kullanılacak? Ürünle ilgili yeni bir şey mi yapılacak? Bütün bunları reklam veya tasarım ajansının belirlediği strateji sonrasında yapılan tasarım üzerinden fotoğraf çekiyorum. Çünkü fotoğrafçı strateji belirleyen kişi değildir. Reklamda strateji belirlemek reklamcının işidir. Bunları dikkate alırken benim bütün amacım o işletmeye amacına uygun iş yapıp gereksiz yere para harcatmamaktır. Ayrıca yaptığım işten tatmin olmak ve  daha sonra bu çalışmaları portfolyoma, internet siteme içim rahat bir şekilde koymak isterim. Reklam fotoğrafçısı takımın bir parçasıdır. İlk önce bir strateji belirlenir sonra bunun için bir tasarım yapılır. Fotoğrafçı bundan sonraki kademede devreye girer. Fotoğrafçı; fotoğrafik dilde ne olacağı ile ilgili, fotoğrafın etkilerini arttırmak için neler yapılacağıyla ilgili, zamanla ilgili, mekanla ilgili bilgiler verir. Mekanı, kişileri, bir sürü şeyi bir araya getirip en iyi şekilde o fotoğrafın çekilmesini sağlar.

    garajistanbul.jpg- “Bana sorulursa dediniz” size sorulması gerekmiyor mu?

    Yani fotoğrafçının fikri alınmamalı mı?

    Reklam fotoğrafçısı daha çok bir tasarımcı değil, sipariş üzerine iş yapan bir fotoğrafçıdır. Çoğunlukla konusu, stratejisi belirlenmiş bir şeyin fotoğrafını çeker. Yaratıcılığı çok fazla olmamasına rağmen iyi teknik hizmet veren fotoğrafçılar vardır. Bu fotoğrafçılar fotoğraf makinesini, ışığı iyi kullanırlar. İsteneni en iyi şekilde verirler. Bunun yanında yaratıcı tarafı olan fotoğrafçılar da vardır. Müşteriler ondan ürünlerini, markasını  yorumlamasını isterler ve her şeyi ona bırakırlar. Kültürel amaçlı işlerde buna daha sık rastlıyoruz.  Bu sene başında çalıştığım Garajistanbul fotoğraflarının bir bölümü de buna örnektir. Garajistanbul'un tanıtımı için fotoğraflarını çekecegim 50-60 kişiyi, stüdyoda zıplarken çekmek istedim. Bu hem farklı bir  proje oldu, hem de tanıtım için kullanılan afişlerde kullanıldı. Yaptığınız fotoğraf tasarımı  bir işte kullanılırsa, paylaşılıyor hayat buluyor ve yaşıyor.

     

    jazz-festivali-2007.jpg- Sizin için yaratıcılık neyi ifade ediyor?

    Tasarımcı kimliği, aslında bu sektörde çalışan kişilerin genel olarak adı. Bir ressam, illustratör, grafiker nasıl tasarımcı ise fotoğrafçı da tasarımcıdır. Reklam fotografında, fotografçının tasarım yapması  çok fazla karşılaşılan bir durum değildir. Reklam fotoğrafının fikri genellikle bulunmuş olur. Fotografçıya en iyi şekilde onun çekimini yapmak kalır. Bu sene yaptığımız Avea işlerini örnek vermek isterim; Avea'nın kapsama alanının anlatıldığı bu tanıtım kampanyasında film çekimi ve fotograf çekimi paralel yapılacaktı. Burada, film çekiminde çoğu insanın televizyondan takip ettiği Acun diye bir karakter yer alıyor. O çeşitli şehirlere gidip kendi programının formatına benzer bir formatta insanlara Avea'yla ilgili görüşlerini soruyor. Önceden tespit edilen karakterler ona cevap veriyorlar. Ben de, akılda kalıcılığı arttırmak ve bunun basılı medyada da kullanılmasını sağlamak amacıyla o röportaj Susuzluk.jpgyapılan kişileri kullanarak film çekimi yapılan mekanlarda fotoğraf çekimini gerçekleştirdim. Reklam fotoğrafında yer alan kişiler ellerinde bir telefon tutuyorlardı ve telefonda 'bir tek Avea yeter’ yazısı vardı. İşin zor olan bölümü zaman kısıtlamasıydı. Aşağı yukarı bir saat içinde çekimi gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Bu,  ışık durumunu, karekterleri, kompozisyonu kontrol ederek bu süre icinde işimizi kusursuz yapmamız anlamına geliyordu. Orada o bir saat içinde sizin fotoğraf bilginiz, kadraj bilginiz, kompozisyon bilginiz, ışık bilginiz, aynı zamanda yönetmenlik becerinizi birleştirip işi kotarmanız gerekir ki ortaya iyi bir fotoğraf çıksın. Kampanyanın çekildiği her farklı mekanda birçok soruna rağmen çekimleri bazen kan ter içinde kalarak bitirmeye çalıştık. Öyle ki,  bir saat çalışıyorduk ama bütün gün çalışmış gibi yoruluyorduk. Çünkü, hata yaparsak, geri dönüşü olmayan bir iş  yapıyorduk, o kadar çok şeyi bir arada düşünerek yapmak  zorunda olmanın yarattığı  baskı ve stress bizi yoruyordu. Burada devreye fotoğrafçının yaratıcılığı, tecrübesi girmezse fotoğrafçı çok fazla şey yapamaz. Çünkü fotoğrafçıların çoğu çizilen taslak üzerine bir şey yaparlar. O taslakta sizin yapacağınız şeyler sadece objektifin size verdiği farklı görüntüleri, deforme etmek, belki düzeltmek, belki de yerleştirmektir. Fotoğrafın içeriği size ait olmasa bile o fotoğrafa yaptığınız görsel katkı azımsanmayacak kadar çoktur. Çünkü ortada reklam fotoğrafçısının bir fikri hayata geçirmesi söz konusudur.

    IMG_2530-4.jpg- Kristal Elma'dan bahsedersek, sizce burada seçilme kriterleri neler?

    Kristal Elma Reklam Ödülleri Yarışması, Türkiye'de bu meslekle ilgili bir kurumun verdiği, başarı ödülüdür. Ödül almak kişiyi motive eder. Fakat bir belirleyici değildir. Ödül alanlar iyi, almayanlar kötüdür diyemeyiz. Çünkü eşit koşullarda katılım yok. Aslında bu tür yarışmalara daha geniş  katılım olması gerekir ki  yarışmalar devam etsin. Bir de bu tür yarışmalara örnek olarak Hürriyet'in yaptığı Kırmızı Ödülü gösterebilir. Kırmızı Ödülü'nde katılan eserler çok fazla yerde sergileniyor ve her sene fotoğrafların kitabı yayımlanıyor. Ayrıca  ödül kazanan farklı katagorilerdeki meslek çalışanlarının katıldığı bir gezi organize ediliyor. Bu gezilerde birçok insan birlikte fikir alışverişinde bulunabiliyor.

    Bir reklam fotoğrafının diğer reklam öğeleriyle ilişkisine baktığımızda sizce bir reklam fotoğrafı verilmek istenen mesajı yazıya ihtiyaç duymadan yansıtmalı mıdır yoksa fotoğraf ve yazı bir bütün müdür?

    Reklam fotografı bir amaca hizmet eder. Reklam materyalinde  yer alan  öğeler ne reklam fotoğrafının değerini düşürür ne de arttırır. Bu o reklam materyalinin nasıl tasarlandığıyla ilgilidir. Önemli olan şey sizin o reklam fotoğrafıyla amaçlanan şeyi yapıp yapmadığınızdır. Bazen bir reklam fotoğrafı  sadece bir ürünün tanıtımını yapmaz aynı zamanda sosyal bir konuyu da anlatabilir. Bazen bir reklam fotoğrafına tek bir kelime  yazmak onun etkisini arttırabilir.

    - Bazı unsurlar vardır, hedef kitle, zaman, bütçe, reklamın amacı gibi. Bunlar sizi kısıtlıyor mu?

    Bizim en büyük sorunlarımız zaman ve bütçedir. Zaman özellikle daha büyük bir sorun çünkü bütçe bir şekilde hallediliyor. Bazen para kazanmamayı göze alıyorsunuz ama en azından zaman verin diyorsunuz. Teknoloji ilerliyor, artık her şey daha çabuk oluyor. Günümüzde  artık film pek kullanılmıyor. Fotoğrafa ulaşmak daha kolay ve bu sayede fotoğrafı daha çabuk görmek, yenilemek mümkün oluyor. Eskiden bir fotoğrafa ulaşmak uzun zamanınızı alıyordu ama artık işleri çabuk halletmek zorundasınız. Çünkü müşteriler işleri çok çabuk istiyorlar. Stres altında çalışmak her işte olduğu gibi fotoğrafçılıkta da negatif etki yaratıyor. Dolayısıyla bizim en büyük sıkıntımız zamandır. Aynı zamanda teknoloji bizim kalitemizi arttırmıyorsa bir sorun var demektir. Eğer belirli olgunluğa erişmiş bir fotoğrafçıysanız bütçeniz bellidir. Bu bütçelerle çalışıyor olduğunuzu herkes biliyordur. Yine de öyle işletmeler var ki sizden hizmet almak istiyor fakat mali sebeplerle bu hizmeti alamıyorlar. Büyük ölçekli işletmelerin ödediği parayı ödeyemiyorlar. Ben böyle durumlarda işletmeleri, ekonomik durumlarını dikkate alarak değerlendiriyorum. Orta olçekli işletmeleri destekliyor, belli oranlarda indirimlerle çalışıyorum. Bu işletmelere elimden geldiğince katkımın  olması gerektiğine inanıyorum. Bunun fotoğrafçılığa olduğu gibi endüstriye de katkısı var. Çünkü eğer o işletme daha fazla iş yaparsa büyüyecek yarattığı farklı iş kolları da bundan beslenecektir, dolayısıyla sonucunda bu da daha fazla reklam daha fazla fotograf demektir.

    - Teknolojik gelişmelerin yaratıcılıkla ilişkisi nedir? Teknoloji yaratıcılığı destekliyor mu?

    Öncelikle teknolojik gelişmeleri pozitif olarak değerlendirmek gerekiyor. Teknolojinin ilerlemesi sadece zaman kazancı demek değildir, aynı zamanda kalite kazancıdır. Belki teknoloji sayesinde veriler daha çabuk işleniyor, daha kolay ulaşabiliyor olabilir ama fotografı çeken insandır. Neticede fotografın kalitesi, objektiften bakan gözün görüntüleri ilettiği beynin gelişmişliğiyle paraleldir.

    - Reklam fotoğrafçılığının fotoğraf sanatçılığından ayrıldığı noktalar nelerdir?

    Bir kere bir reklam fotoğrafı bir ürünü, bir malı tanıtır, yani bir amaca hizmet eder. Sanat fotoğrafı da bir amaca hizmet eder ama sanat fotoğrafının müşterisi yoktur. Eğer iyi bir sanat fotoğrafçısıysanız işinizi sergileme yoluyla satabilirsiniz, bazen de fotoğrafınız reklam amacıyla kullanılmak istenebilir. Reklam fotoğrafları çeken bir fotoğrafçının da zaman zaman tasarımcı, sanatçı  kimliği öne çıkabilir ve kişisel müşterisi olmayan işler yapabilir.

    - Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

    Daha çok gençlerle bir arada oluyorum. Bilgi Üniversitesi'nde fotoğraf ve reklam dersleri veriyorum. Bunun dışında ne bulursam dergi, kitap okuyorum, çok geziyorum, izliyorum, yani görsel bir sürü şey beni geliştiriyor. Arınmak, kafamı boşaltmak için öğrencilerimle bir arada oluyorum. Herkesten bir şeyler almaya çalışıyorum. Yeni fikirleri görmek, gençlerle alışverişte bulunmak bence en önemli kendini geliştirme biçimi.

    Teşekkürler...

  •  
  • E-posta:
  • Şifre:
  •  
    E-postamı hatırla
  •  
  •  
    Şifremi unuttum